• Bağlantılarım

Yeni bir sayfada sana bakmak

14/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler




Her şey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin uçurtma mesela
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine.

Bir beyaz kağıda
Her şey yazılabilir
Senin dışında
Güzelliğine benzetme bulmak zor
Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
Her şeyden
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden açan soran bere budak yok
Bir şiir istersin
"İçinde benzetmeler olan"
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel bir şey yok

Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluk
Her şeyi anlattım
Olan olmayan acıtan sancıtan
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine

Sana bakmak
Suya bakmaktır
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır

Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvanlar değil tüccarlardır
Sen öyle göz
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken
Sana şiir yazmak ahmaklıktır

Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar

Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz

Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır
Her şey olmaya hazır
Sana bakmak
Suya bakmaktır
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak
Bütün rastlantıları reddedip
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak
Allah'a inanmaktır
...
Yılmaz Erdoğan

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil

14/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır
Yaptığın hatayı görmüyor sanma
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır

Mal-ı emlakım var deyu güvenme
Arkam var deyu dayanma
Sırt üstü insanı yere varan vardır

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır

Derdime vakıf değil canan
Beni handan bilir
Hakkı vardır şad olanlar
Herkesi şadan bilir


Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
Çektiğim alamı bir ben birde Allah’ım bilir

Fuzuli

Bir kisi ~sen~

12/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler

Sen,
Yalnızca üç harf ve bir hece�

Ve Sen,
Her şeyin başında, her şeyin ortasında ve hayatımın içinde�

Sen,
Bir hecenin içine gizlenmiş hayatın anlamı.Zorlukların üstesinden geliş ve bu dünyadan yalnızca bu bir hece için gidiş sebebi�
Yaşama sebebi, sorulan sorulara verilen cevabı dinle bir!

SEN !

Tek heceli ve üç harfli belki, ama SEN,
Tek başına kocaman bir cümle, bir hikâye gibi�

Bu üç harfe bir �i� ekliyorum ve Seni diyorum, sadece Senİ diyorum,
Avazım çıktığı kadar Seni Seviyorum!

Verdiğin yürekle sevdim...

12/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler

Tanrım!!! Verdiğin yürekle sevdim...
Tuttum, ta benliğime oturttum ..
Bir umut kırıntısı gözlerimde.
Yürüyorum durmadan suskun ve sessiz
Ne kadar dönüp dolaşsam yine de
Hep çıkmaz sokaktayım çaresiz
Sokaklar hep aynı bir ben değilim
Sanki zaman akıyor hiç durmadan
Boşlukta bir şeyler arıyor ellerim
Belki de mahşere dek bulunamayan
Yitirdiğim neydi aradığım ne?
Yüreğime çöken bu ızdırap ne?
Tanrım!! Ne günah işledim bildirsene
Yaşam diye verdiğin bu muydu söyle...
Bir çıkmaz sokağın sonundayım işte
Suskun ve tek başıma seninleyim
Yaşamdan sonsuzluğa geçişte
Bilmiyorum söyle bana ben neyim?
Sevdiysem verdiğin yürekle sevdim
Tuttum, ta benliğime oturttum onu.
Benliğim acı, hüzün ve ızdırap selinde.
Yoruldum bu yolun sonuna geldim
Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz
Onsuzluk buysa Tanrım! Buysa yaşamak
Sil alnımdan yazdığın bu kara yazıyı
Ya da bir yere çıksın çıkmaz sokak
Ya al canımı ..
Ya da öldür içimdeki onu
***
Hala bir umut kırıntısı gözlerimde
Sonsuz sevgisi taaa içerimde
Bir çıkmaz sokağın sonundayım
Bildiğim tek son var başındayım...

Ask tek kisilik bir sandalmis...

2/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler

Aynaya bakıyorum yüzümde sen varsın
Yürüyorum adımlarımda sevda ritimleri
Akşam oluyor sonra bir mum yakıyorum ışığın parıldıyor..
Yatağıma yatıyorum yorganım sen yastığım sen düşüm sen.

Sabahlar oluyor akşamlar oluyor/ nereye gitsem ne yapsam sen.
Aynaya bakıyorum sonra bir gün/ görünen benim içimde sen.
Gözlerim sevda rengini almış öyle diyorlar.
Bakan gözler benim gördüğüm sen.

Derler ya hani aşk tek kişilik bir sandalmış.
Sandal da ben. kürek te ben derdimi yalnız çekiyorum.
Sıya sıya sana gelmekteyim her gün erimekteyim.
Anladım ki sevgilim aşıkda benim aşk da ben..
Birol İşcan

Bos Dünya

2/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler

Boş Dünya

Gittiler...Bana dünyam
Birdenbire boş geldi.
Seçilmiş oldu eşyam.
Odalarım loş geldi.

Gözlerim müebbette,
Günü gelir elbette...
Gelir Melek nöbette,
Safa geldi, hoş geldi.

1982
Necip Fazıl Kısakürek

Bilmiyorum seni...Kimsin sen?

2/11/2007 · Kategori: Begendigim_siirler

Bilmiyorum seni,


Tıpkı senin beni bilmediğin gibi,


Hiç bilmiyorum yüreğini…



Gözlerin nasıl bakıyor mesela, yada
nasıl dokunuyor ellerin?


Sahi ellerin sıcak mı senin,


Tuttuğunda sıcacık edebilir misin
yüreğimi örneğin…



Yada …


Yada dokunduğun anda titretebilir misin içimi?


Hiç konuşmadan,


Hiç ses çıkarmadan..


Belki fısıltılarla sadece…


Belki bir iki fısıldaşmayla
fethedebilir misin beni?


Tek bir şey bilmiyorum seninle ilgili…


Nasıl seversin mesela söylesene!


Hayatının içine mi sokarsın; yoksa
hayatında herhangi bir köşeye süs misali
bırakır mısın gözlerimi?


Kimsin sen?


Söylesene kimsin!


Nasıl yaşanırsın sen!


Doya doya mı yaşamalı seni yoksa arada
bir mi tutmalı, bulmalı ve sevmeli
yüreğini…



Nasıl sever senin yüreğin?


Benim yüreğim gibi mi yoksa uzaktaki bir özlem
misali mi!



Bilmiyorum seni,


Tıpkı senin beni bilmediğin gibi,


Hiç bilmiyorum yüreğini…



Bu yüzden haydi konuş benimle…


Kendini anlat bana,


Doya doya dinleyeyim seni…


Kimsin sen?

Söylesene kimsin!


Nasıl yaşanırsın mesela…


Doya doya mı yaşamalı seni yoksa arada
bir mi tutmalı, bulmalı ve sevmeli
yüreğini…



Hadi dinlemelere verdim kendimi..


Susuşlar yaşıyorum sen konuşana
kadar…