• Bağlantılarım

Gülme! incinirim...

8/1/2008 · Kategori: Begendigim_Yazilar


Bakışların gittiğin yerden uzak,
Yoksa gelirdim..
Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön v.s. demek için .."


inan gelirdim...eğer üzerime demir kapılar kapatıp gitmeseydin..beni alevlere teslim etmeseydin,bil ki seninleydim..anlatmak için..anlamayacığını bile bile bir kez daha umut yeşertmek için gelirdim..gelmedim..!inadını bilirim..hadi yine yap yapacağını..beni derinlere göm...

''Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön..!
Bugün burada cumartesi,
Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını,
Geveze susuşlarını bile özledim .."


onca şey..yaptığın onca şeyden sonra seni hala sevebiliyorum...suçlar bakışlarını bile özleyebiliyorum..önemli değil ne dediği gözlerinin..bana baksın yeter..susuşların..önemli değil ne anlattığı..sesini duyayım yeter..
sen..hala nefes alabiliyor musun..?sızlamıyor mu için..?duyuyor musun..kendimi sana teslim ettim..arkanı dönme yeter...yoksa gelemiyorum..

"Ayrılık bu söyle sende farklı mı zaman?
Aynı soğuk.. Aynı hazan... "


ve zaman...sensizken geçmiş mi durmuş mu sezmiyorum...
ama bugün..bugün burda cumartesi...orda da mevsim hazan değil mi..?soğuk buralar..ayaz içim...mevsim hazan...
sahi..senin de nefesin kesilecek gibi oluyor mu birazdan...?

"Bugün orda da Cumartesi mi?
Sen de beni, 'benim kadar' özledin mi?
Aynalardan kaçarken özlenmeyi beklemek,
Ne kadar acı, ne kadar komik..
Ve bana ait değil mi? "


bilmiyorum,bugün orda da cumartesi mi?gittiğin yerde diyorum..dünyanın öbür ucunda...uzakta hani..çok uzakta..sende beni benim kadar özledin mi??heybene aslımı,kendimi koymuştum farketmedin mi??ben..çok özledim beni..bu acı..komik ve ne kadar da bana ait değil mi...?
hala sevebilmek seni..sırtımdaki bıçaklara rağmen sevebilmek..ne gülünç değil mi..?bilirim..çok iyi bilirim..

ama,
yine de..

"Gülme!
İncinirim.."

Askin kalbini kirdik

8/1/2008 · Kategori: Begendigim_Yazilar


Küçücük bir uzakliga takildi ayaklarimiz. Yüzüstü kapaklandik yere. Kalplerimiz kanadi… Bayirlardan geçtik, yokuslar indik, dag-tepe segirttik ama biz seninle düz yolda yürüyemedik. Alt tarafi gün batimi birkaç yalniz yürüyüstü mizmizlandigimiz…


Alt tarafi, geceleri pencereden buruk bir gülümsemeydi yildizimiza, böyle zorlandigimiz…

Ve tökezledik, düsmek istedik.

Biz gizliden gizliye bu uzakligi sevdik galiba.

Kapimizi vurmus ta duymadik aski. Kim bilir ne kadar beklettik. Belki soguktu üsüdü, kalkip açmadik… Biz kapimiza gelmis askin kalbini kirdik…

Raşit Tokgöz



Korkma, seni artik sevmiyorum!!!!

27/12/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar



İçim acıyor, geçer elbet, geçer de, anlamsız bir yer de, unuttuğumu sandığım bir yer de , yeniden sızlar, ama varsın sızlasın, sızlamadı mı; kocaman sevilmiyor ki... "
Ne yapacağını bilememek ne kadar kötü bir durum. Beyaz bir ışık arıyorsun bazen, görüyorsun.. Siyahın yoğunlu eritiyor ışığı yine kör oluyorsun..




Nerdesin sen şimdi kim bilir? Neler yapıyorsun? Özlüyor musun beni? Biliyor musun ben geceleri hep seninle konuşuyorum uzun uzun.. Seni Seviyorum diye haykırıyorum. Dünya umurumda değil. Takmıyorum, düşünmüyorum hiçbir şeyi.. Sadece seni, sadece seni düşünüyorum ve ağlıyorum!!! Sırf senin yanında olamadığım için ağlıyorum..



Bırakıp gittiğin, tüm kapıları yüzüme kapadığın günden beri aylar geçti.. Aylar geçti ama içimdeki sevgin hiç bitmedi... Beni sevmediğini, önemsemediğini bilmeme rağmen büyüttüm sevgimi. Ama bu gece Vazgeçiyorum Senden.. Ben seninle olmak, seni yaşamak istiyordum.. Tek isteğim buydu.. Ama izin vermedin. Bilmiyorsun ki geç zamanlar vardır.. Ne yapsan affedilmeyecek,
ne yapsan




Bazen ne kadar genç olursanız olun yorgun ve yaşlı bakıyorsunuz ve tek bir söz kalıyor geriye Vazgeçmek...!
Korkma, seni artık sevmiyorum



Beklentiler bazen zitta olsa Her yürek ayni seyi bekler...

27/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar

Hayattan beklentin nedir?diye sordu adam...
İyi bir eş...Rahat bir hayat...Yetecek kadar para...Sağlıklı çocuklar...Bunlar beklentilerim dedi kadın...
Nasıl bir eş istersin? diye sordu adam...
Anlayışlı,müşvik,ilgili ve sevgi dolu dedi kadın...

Sustu bir süre düşündü adam...
Hayattan kendi beklentilerini değil,kadının beklentilerine uygun olup olmadığını düşünüyordu...

Ya da kadının onun hayallerine denk olup olmadığını...

Yeterince anlayışlı mıydı acaba?anlayışlı erkekten beklentisi neydi kadının?
Evde yemek bulamayınca susmak mıydı?anlayışlı olmak,yoksa mutfağa dalıp makarna yapmak mı?

Oysa o hep birgün eşinden önce eve gelip,ona sofralar donatmanın hayalini kuruyordu ortak hayatta...

Beklenti ile gelen,anlayışlı erkeklik bu kadar basit miydi?Bir tencere makarna pişirmek kadar kolay mıydı?anlayışlı olmak?

Beklenmedik bir günde,sofralar donatan bir eş olmak istiyordu oysa o.Karnı doyan değil, gözleri parlayan bir kadındı onun aradığı...

Yeterince müşvik miydi? acaba...Peki müşvik bir eşten beklentisi neydi? kadının en üzgün anında onu dizlerine yatırıp okşamak mıydı?müşvik olmak,yoksa konuşarak onu rahatlatmak mı?...

Oysa o hep birgün eşini çok üzgün görürse,elinden sımsıkı tutup,en uzun yolda saatlerce yürümeyi hayal etmişti...

Deniz kenarında,ormanda başbaşa uzun bir yürüyüşün sonunda,onu eve getirip üstünü örtmek onun uyumasını seyretmekti onun hayali...

Bu kadar basit miydi? müşvik eş olmak
Her hangi bir yakın dostun,yapabileceğini yapmak kadar kolay mıydı?Varlığının önemini hissettireceği,ona sonuna kadar yanında olduğunu göstereceği bir eş olmak istiyordu oysa o...
Kıvrılmış bir kedi,ayakta duran bir kadındı onun aradığı...

Peki yeterince sevgi dolu muydu acaba?Sevgili olmaktan beklentisi neydi kadının?Her an yanyana olmak mı?Hep onu düşünmek mi?Her şeyden birlikte keyif almak mı?tüm arkadaşlarıyla tanışmış olmak mı?Sevgilim diye tanıştırılmak mı?Sürekli dokunmak mı?

Öpmek..

Öpmek...

Bu muydu? sevgi dolu erkek oysa,o hep onu sadece sevmeyi hayal etmişti...

Sadece sevmeyi...Sevdiğini sevildiğini hissetmeyi...

Doğduğu şehre götürüp ona süpriz yapmayı düşlemişti...

Kadınına hiç beklemediği bir anda,en olmadık yerde,markette,
belkide asansörde,durduk yerde "seni seviyorum" demenin hayalini kuruyordu ortak hayatta...

Beklenti ile gelen ilgili ve sevgi dolu erkeklik bu kadar basit miydi? gözlerine bak,yeni boyattığı saçını anla,telefonla ara...

Beklenmedik birgünde beklenmedik hoşluklar yapmak istiyordu oysa o...Saçı bembeyaz olsa bile hala çok güzelsin diyebileceği bir kadındı onun aradığı...

"Peki benden beklentin nedir?" diye sordu adam kadına...

"Hiç" dedi kadın "hiç bir beklentim yok."
"Ya senin senin beklentin ne benden?"

"Bilmem,hiç düşünmedim"dedi adam...


Oysa ikisinin de idealleri sandıklar beklentileri,iki kişilik sandıkları tek kişilik hayalleri vardı...Gün gün hayatın planları vardı kafalarında...

Ama 'hiç' diyorlardı 'çok' yerine...
Dürüst değillerdi,korkuları vardı...
Ya değişirse?'düşlediğim gibi olmazsa herşey?'...
'Ya terk ederse?'

'Giderse gitsin,biterse bitsin.Yeter ki sadece sevsin' işte bunu diyemiyorlardı...

Düşünüyorum da, biz insanlar hep karşımızdaki ile hayalimizdekini aynı görmeye çalışırız.Ya da aynı yapmaya...

Olmayınca suçlarız,kızarız hatta terk eder gideriz...terk edemezsek sızlanırız...

Mutsuz olur,mutlu edemediği için,mutsuz ederiz karşımızdakini...

Ne umdum ne buldum deriz...

Peki ya hiç ummasak nasıl olur...Hiç beklemesek,beklentisiz seviversek...

Onu bensizken sensizken olduğu gibi sevsek...

Kıskanarak değilde özgürlüğünü seyrederek sevsek...

Özel günlerde hediyelerle gelişini değilde,ummadık bir anda öpüşünü,olmadık bir anda kapıyı çalışını sevsek...

Sevgiye beklentileri karıştırmadan,sevgiye başka şey katmadan,koşulsuz ve katıksız sevsek...

Sonunu düşünmeden,hesaplayıp çarpıp bölmeden,kurgulamadan,sorgulamadan,hayallere dalıp gerçeklikten kopmadan sevsek...

Sadece sevsek...


Sevgi denizi sakin ve tek başına ama yanyana yüzebilenler için mavi ve sonsuz bir yolculuktur...

Beklentiler ile yüklü dalarsanız denize bu ağırlığı kaldıramaz...

Beklentilerinize uygun bulduğunuz sevgilinizin boynuna atlarsanız büyük bir aşkla...

Beklentiler ile atladığınız sevgi denizinde,SİZE ne olur biliyor musunuz?Y a beklentilerin ağırlığı yüzünden, karanlık derinlikte birlikte boğulursunuz...

Ya da sevgiliniz sizi o derinlikte ölüme terk eder...
Özgürlüğün ve hayatın beklentisiz tadına varmaya gider...

Alinti

YALNIZ' IN DURUMLARI

14/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar



Sen herşeyi süpürebilirsin; sonbaharı süpüremezsin,
Yalnızsa, sürekli bir sonbaharı süpürür hep.. Düşünemezsin.

Yanar sobasında yalnız'ın üşüyen bakışları.
Lambasında karınlığa dönük bir ışık titrer sönük-sönük.
Penceresi dışına kapanmıştır, kapısı içine örtük.

Yalnız, bin yıl yaşar kendini bir an'da.

Yalnız'ın nesi var, nesi yoksa tümü birdenbire'dir.

Yalnız, bir ordudur kendi çölünde..
Sonsuz savaşlarında hep yener, kendi ordusunu.

Yalnız'ın sakladığı bir şey vardır;
Boyuna yerini değiştirir, boyuna onu arar... Biri bulsa diye.

Yalnız, hem bilgesi, hem delisidir kendi dünyasının.
Ayrıca; hem efendisi, hem kölesidir kendisinin.
Tadını çıkaramaz görece'siz dünyasında hiçbirisinin.

Yalnız, sürekli dinleyendir söylenmemiş bir sözü.

Sözünde durması yalnız'ın yalancılığıdır kendisine..
Hep yüzüne vurur utancı. O yüzden gözlerini kaçırır gözlerinden.

Yalnız'ın odasında ikinci bir yalnızlıktır ayna.

Yalnız, hep uyanır ikinci uykusuna.

Yalnız, kendi ben'inin sen'idir.

Bir sözde saklanmış bir yalanı, bir gözde okuduğundan
bakmaz kendi gözlerine bile.

Her susadığında o, kendi çölündedir.

Kendi öyküsünü ne anlatabilen, ne de dinleyebilen.
Kendi türküsünü ne yazabilen, ne söyleyebilen.

Bir zamanlar güldüğünü anımsar da...
Yoğurur hüzün'ün çamurunu avuçlarında.

Yalnız, aranan tek görgü tanığıdır
yargılanmasında kendi davasının..
Her duruşması ertelenir kavgasının.

Yalnız, hem kaptanı, hem de tek
yolcusudur bakmakta olan gemisinin..
Onun için ne sonuncu ayrılabilir gemisinden, ne de ilkin.

Yalnız'ın adı okunduğunda okulda ya da yaşamda..
Kimse, "burda" deyemez.. Ama yok da..

Uykunun duvarında başladı..
Önceleri bir toz gölgesi sanki; sonra bir yumak yün gibi.
Ama şimdi iyice görüyor örümceğin ağını gün gibi.

Yalnız, duymuş olduğunun sağırı, görmüş olduğunun körüdür..
Ölür, ölür öldürür.. Öldürür, öldürür ölür.
Duyduklarını unutur, duyacaklarını düşünür.

Yalnız'ın adına hiç kimse konuşamaz..
O, kendi kendisinin sanığıdır.

Yalnız, önceden sezer sonra olacakları..
Paylaşacak biri vardır; anlatır, anlatır ona olanları, olmayacakları.

Her leke kendisiyle çıkar.
YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ.
PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ.

Dostum

5/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar

Dostluk...





Yaşanmamış aşkların bilinç altındaki dürtüsünü yenebilmek ve yaşanabilmesini
Sağlamak için takılan bir maske değil...


Karşıdan maddi veya cinsel faydalanmanın bir aracı hiç değildir.
Dostum...





İçimi kapkara bulutlar kapladığında, başımı omuzuna yaslayabileceğim...
Onun içindeki kara bulutlar yüreğini kararttığında,

Başını omuzuma yaslayabilecek insandır.


Dostum...





Sıkıntıdan ellerim buz gibi olduğunda, ellerimi tutarak,

Sevgisi ile taaa yüreğime kadar ısıtabilecek…


Sıkıntıdan onun elleri buz gibi olduğunda, ellerini tutarak,

Sevgim ile taaa yüreğine kadar ısıtabileceğim insandır.

Dostum...





İşyerinde; bir bardak çayın...



Veya bir fincan kahvenin içimi süresince,


"gönül ne kahve ister, ne kahvehane"



"gönül bir dost ister, kahve bahane..." diyen satırları hatırlayıp,
hayatın minicik bir parçasını paylaşabildiğim insandır.

Dostum...





Bazen aynı "walkmen"de bir şarkıyı, bir türküyü;


Bazen internetin sanal evreninde,



Bir kaç satır fıkrayı, şiiri,kokusunu alamasak bile,

Sanal bir gülü,paylaştığımız insandır.



Dostum...





Onun sosyal veya bürokratik tabakasından...


cüzdanının kalınlığından, cinsiyetinden,


inancından, mezhebinden, siyasi düşüncesinden önce...

İNSAN OLDUĞU İÇİN SEVDİĞİM...



ve






BENİ İNSAN OLDUĞUM İÇİN SEVEN İNSANDIR.


Dostum...

Düsündüren sözler

5/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar

Akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır.

"İyi adam" dediğimiz, kendimize en çok benzeyendir.
(?)

Akıllı insanlara gülmek, delilerin ayrıcalığıdır.
(Jean de La Bruyere)

Öyle horozlar var ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar...
(Ledric Dumont)

Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.
(Peyami Safa)

Hayatı yaşamanın iki yolu vardır;
Biri hiç bir şeyin mucize olmadığını düşünmek,
diğeri ise, HER ŞEYİN mucize olduğunu düşünmektir.
(Albert Einstein

Başkasını övmeyenlere, yerenlere, kimseden hoşnut olmayanlara bakın; bunlar kimsenin beğenmediği insanlardır.
(La Bruyere)

Tembel insanlar daima yapacak bir şeyler ararlar.
(Luc de Clapices)

İyi sözün aslın bilen derdi bu söz nerden gelir
Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir...
(Yunus Emre)

Yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyi yapabilirsiniz.
(Jim Rohn)

Hiç kimse sizin izniniz olmadan, size kendinizi değersiz hissettiremez.
(Eleanor Roosevelt)

Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.
(Konfüçyüs)

Kırdım diyorsun zincirlerini...
Evet, köpek de çeker koparır zincirini,
Kaçar o da, ama halkaları boynunda taşıyarak...
(Persius)

Büyük insan büyüklüğünü, kendisinden küçük insanlara karşı davranışlarıyla gösterir.
(Thomas Carlyle)

SEni seviyorum Cünkü

2/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar

SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ ...

Seni Seviyorum,Çünkü Adını DuyduğumdaTitriyorum.
İçimde Sevda Telleri Titriyor.Eriyorum,
Su Olup Akacağım Sanki.
Su Olsam Da Sana Akmak İçin Bir Yol Bulurum Ben.
Ayaklarının Dibinde Bir Göl Olurum.
Sen Bu Aşk Suyuyla Yıkanırsın.
Seni Düşündüğümde –Ki Bir Tek An Bile Yok Sen Düşünmeden Geçen- Hasretin Tutsağı Oluyorum.
Hasret Dedim De,Seni Özlemenin Bu Kadar Zor Olacağını Bilmezdim.
Bir Sarmaşığa Dönüşüyor Hasretin.Bütün Bedenimi Sarıyor.
Hasretten Şikayet Etsem De Aldırma Sen.
Kavuştuğumuzda Yaşadığım Bahtiyarlık Kötü Olan Ne Varsa Hepsini Silip Atıyor.

Seni Seviyorum
,Çünkü Yanındayken Dört Mevsim Bahar Oluyorum.
Seni O Baharın En Nadide Çiçeği Yapıyorum.
Çiçek Çiçek Açıyorsun Yüreğimde,Kokunla Başımı Döndürüyorsun.
Bir Bahardan Diğerine Uzanırken Zaman,Sensizliği Aklıma Bile Getirmek İstemiyorum.
Çiçek Dedim Ya,Bir Çiçek Adı Verseydim Sana Papatya Olurdun.
Açışıyla Dünyaya,İnsanlara Baharın Geldiğini Müjdeleyen Papatya...
İddiasız Ama Güzel.Güzel Ama Kibirsiz...
Sana Baktıkça Kendimi Hiç Keşfedilmemiş Bir Kıtanın Topraklarında Buluyorum.
Adım Adım Dolaşıyorum Seni.Sana Dair Ne Varsa Hepsini Öğrenmek İstiyorum.
Keşfetmeye Aç Bir Kaşifim Ben,Ancak Senin Topraklarında Doyuyorum.
Sana Her Gün Yeniden,Bir Kez Daha Aşık Oluyorum.
Bu Aşka Ben Bile Şaşırıyorum Ama Şaşkınlığım Beni Mutlu Ediyor.

Seni Seviyorum,
Çünkü Her Sabah Kalktığımda
Bir Günü Daha Seninle Geçirecek Olmanın Mutluluğunu Yaşatıyorsun Bana.
Ben Güne Seninle Başlıyorum Ve Her Gün Hayatı Yeniden Keşfediyorum.
Gökkuşağının Her Tonunu Gölgede Bırakan En Parlak Renksin Sen.
Her Şey Senin Rengini Taşıyor Ve Benim İçin Ancak O Zaman Anlamlı Oluyor.

Seni Seviyorum,Çünkü Soğuk Günlerde İçimi Isıtan Meltemsin.
Sıcak Günlerdeyse Ferahlık Veren Kuzey Rüzgarı.
İliklerime İşleyerek Esiyorsun.
Seni Seviyorum,Çünkü Her Şeyde Sen Varsın.
Nasıl Olmayacaksın Ki...Sanki Sen Doğduğumdan Beri İçimdeydin.
Yüreğimin En Derin Köşesindeydin.Sanki Ortaya Çıkmak İçin Beni Bekliyordun.
Ve Ben Orada Olduğunu Fark Edince Hakkettiğin Yere Çıkardım Seni.
Seni Seviyorum,
Çünkü Hep Benimlesin.
Seni Görmem İçin Yüzüne Bakmam Gerekmiyor.
Gözümü Kapatsam Oradasın.Gördüğüm Her Yüz Aslında Sensin.
Gözlerinin İçindeki Binlerce Yıldız,Gecenin Karanlığını Delip Geçiyor.
Sen Bana Bakarken Ben Kendimi Yıldızlara Bakıyor Gibi Hissediyorum.
O Yıldızların Parlaklığında Kaybediyorum Kendimi.
Gözlerim Kamaşıyor Ama Şikayetçi Değilim Aydınlığından.
Güneş Doğmasa Yıldızlar Kaybolmasa Diyorum,
Ama Biliyorum Ki Güneşim De Sen Olacaksın Gecenin Sonunda.
Bu Kez Daha Parlak,Daha Aydınlık Çıkacaksın Karşıma.
Seni Seviyorum,
Çünkü Saçların Ellerimin Arasında Kayıp Giderken,
Dünyadaki Cenneti Bulmuş Gibi Hissediyorum Kendimi.
Cennetin Sahibi Sensin Ve Biliyorum Ki Sadece İzin Verdiklerin Girebilir O Cennete.
Ben O Cennette Kalmaya Kararlıyım.

Seni Seviyorum,
Çünkü Her Gülümseyişin İçime Yeniden Yaşama Sevinci Dolduruyor.
Her Gülümseyişin,Karamsarlığı Yıkıyor,Umutsuzluğu Parçalıyor.
Seni Seviyorum,Çünkü Seni Sevmeyi,
Sana Dokunmayı,Seni Dinlemeyi,Sana Bakmayı,Seni Koklamayı,Seninle Paylaşmayı Seviyorum.
Seninle Birlikte İnsana Dair Ne Varsa Onları Da Seviyorum.

Seni Sevdiğimi Anlatmaya Çalışırken Ne Kadar Çaresiz Olduğumu Da Görüyorum.
Her Sözcükten Sonra Durup Tekrar Tekrar Düşünüyorum,
Seni Yeterince Anlatabildim Mi Diye...
Biliyorum Ki Yetmeyecek,
Bu Kadar Sözcükten Sonra Bile Sana Sevgimi Anlatamamış Olacağım.

Sözcüklerin Bittiği Yerde Gözlerime Bak.Onlar Bu Sevgiyi Daha İyi Anlatacaktır Sana...

Hersey hafif olabilir ama "Sevmek Agirdir"

2/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar

"Çağın trendleri ve popüler kültür kulaklara şöyle fısıldıyor; Vakit iyi geçmeli...
Bu rastgele bir deyim değil. Gençler anlamını gayet iyi biliyor.
Mutluluk, güven içinde yaşamak, özlemek...
Hayır bunlar değil !
Mutluluk arayınca mutsuz oluyorsun çünkü...
Güven içinde olmayı isteyince sorumluluklar, yükümlülükler peşi sıra geliyor ve altlarında eziliyorsun...
Ve özlemek...
Özlemek gündelik hayatın sekteye uğratan bir tür zihin sancısı...
O zaman en iyisi "iyi vakit geçirmek deniyor.
Bu yüzden günümüzün bütün "aşka benzer" ilişkileri ağır darbeler alıp sonunda yere seriliyor.
Çünkü gözü başka bir şey göremeyecek kadar aşık değilse insan
Sevgilisiyle değil de,
Arkadaşlarıyla birlikteyken daha "iyi vakit" geçiriyor.
Arkadaşlıkların atmosferi sevgililerinkinden daha ferah....
Arkadaşlıklar çok daha eğlenceli, uzun ve kalıcı bir ilişkiden....
Hatta kimi zaman arkadaşlığın sosyal erotizmi sevgililiğin mızmızlığından çok daha çekici....
Tek başına aşk bayrağı açmak, sevgili olmanın eşsiz güzellikleri övüp durmak,
Şarkıları şiirleri yardıma çağırmak bu gündelik gerçeğin üstünü örtemiyor.
Nasıl oluyor da, "seni seviyorum" lar bir süre sonra ve iç burkucu biçimde "beni boğuyorsun"a dönüşüveriyor?
Uzun ve acıklı bir hikaye..
Ama şurasını olsun söylemeliyim;
Sevmek ağırdır. Uykuları kaçırır, uyanıklığı sarhoşluğa çevirir...
Oysa modern insan her şey hafif olsun istiyor, sevmek bile !...
Mümkünse sadece sevilmek istiyor.
Ancak ayrılık acısı çökünce, terk edilince, özlem ateşiyle yanınca farkediyor ki,
Seviyormuş...
Ancak o zaman farkediyor ki, vakit hiç de iyi geçmiyor !...

Merhaba

2/11/2007 · Kategori: Begendigim_Yazilar

Hic dusundunuz mu ya da bilen var mi icinizde "merhaba" ne anlama geliyor diye?

Cok ilginc bir o kadar da hos ve sicak bir anlami varmis meger.

"merhaba" aslinda farsca kokenli olup "benden size zarar gelmez" anlamina geliyormus. Cok hos degil mi?

MERHABA

« Önceki ::